• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Bersaltd/
  • https://plus.google.com/u/0/b/111661320044754472584/
  • https://twitter.com/BersaLtd
    • Bersa ile Farkılık Yarat..!
    • Okul mobilya ve tefrişi...
    • Bersa İle Farklılık Yarat..!
    • Eğlen..Oyna.. Öğren
    • Bersa ile Farklılık Yarat..!
    • Oyun Alanları Tasarlarken Dahiler Yetiştirin..!
    • Bersa İle Farklılık Yarat..!
    • Eğlen...Eğlen... Eğlen...
    • Bersa ile Farklılık Yarat..!
    • Eğlen.. Oyna.. Öğren...
    • Bersa ile Farklılık Yarat..!
    • Eğlen..Oyna..Öğren..z.
    • Bersa ile Farklılık Yarat..
    • Sosyal Sorumluluk Projesi
    • Bersa ile Farklılık Yarat..!
    • Lababo Banyo Malzemeleri
    • Bersa ile Farklılık Yarat..!
    • MissTop Top Havuzu Toplarını Temizleme Sistemi
    • Bersa ile Farklılık Yarat..!
    • Kırılmaz Kelebek Lavabolar..
    • Bersa ile Farklılık Yarat..!
    • Özel Konseptler..Nuhun Gemisi
    • Bersa ile Farklılık Yarat..!
    • Şişme ürünler, ışıklı, dinamik ve interaktif oyun grupları
    • Bersa ile Farklılık Yarat..!
    • Polyester dekor ve ürünler..
    • Bersa ile Farklılık Yarat..!
    • Özel proje çalışmaları..
Ürün ve Hizmetler
Firma rehberi

21.12.2013 - Mutluluk

 

 

 

Mutluluk hissetmek, çoğu kere insanın kendi elinde.

Olumlu düşünmek; bardağın dolu tarafını görmek; zorluklar karşısında sabretmeyi bilmek ve elbette verdiği nimetlerden dolayı sürekli Allah'a şükretmek.

Karanlığın en koyu olduğu bir anda, şafağın yaklaştığını düşünmek o kadar kolay değil tabii ki.

Ama sürekli gözünüz başkasının tabağında olursa ve elinizdekinin kıymetini hiç bilmezseniz, o takdirde hiçbir zaman mesut ve bahtiyar olamazsınız.

Zaten o meşhur söz, "Ol mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler", bu gibi durumlar için sarf edilmiştir. (Balıklar denizin içindedir ama suyun farkında değildir .)

BİR TORBA ERİĞE MUTLULUK

İçinde bulunduğum minibüse iki küçük çocuk bindi. Kara kaşlı, kara gözlü, esmer... cin gibi.. Sanki büyümüş de küçülmüşler.

Bir tanesi, yedi ya da sekiz, öbürü taş çatlasın on yaşlarında... Nasıl güzeller...

Azıcık büyük olan kocca bi adam gibi elini cebine attı yol paralarını verdi. Şoförün yanına ön koltuğa geçti oturdu. Öbürü yani küçük olan onun arkasında minibüs kapısının yanında ayakta dikildi bi süre... Arkadaşına doğru eğildi ve başını okşadı.. Fısıltı ile "Teşekkür ederim.." dedi... Bir süre ayakta dikildikten sonra dayamadı geçti motorun üzerine oturdu... Şoför kara gözlüklerinin ardından şöyle bi başını çevirip hafifçe baktı.

Çocuğun umrunda değildi. Arkadaşına gülümseyerek bişeyler söyledi.. Arkadaşı da ona güldü... Büyük çocuğun elinde küçük pembe bir erik torbası vardı... gözlerinin içine baka baka hafif hafif asılarak o erik torbasını arkadaşının elinden çekip aldı ve bacaklarının arasına doğru uzattı.

Muzipçe gülüyordu şimdi ikisi de...

İşte o an sekiz yaşındaki çocuğun ayaklarını gördüm.. daha doğrusu göremedim...

O küçücük ayakların, kırkiki numara spor ayakkabının içerisinde kaybolmuş olduğunu gördüm...

Dikkatlice çocuğun yüzüne, gözlerine baktım, erik torbası elinde, arkadaşının eli başında mutluluğunu gördüm... kapkara gözlerdeki o ışıl ışıl boncuk gibi parlayan parıltıyı gördüm. Üzülsem miii, n'apsam bilemedim.

O mutluydu...

Hem de çok!

Mutluluk ne tuhaf bişeydi...

Her şeye rağmen mutluluktu işte!

Yoksunken herşeyden,

Yoksulken...

Gerisi teferruattı ...

Onlar gülüyor diye, onlar mutlu diye;

Ben de onların mutluluğuna gülümsedim:)

 
Facebook